top of page

83. FIP Dünya Eczacılık ve Eczacılık Bilimleri Kongresi


ECZACILIKTA GELECEĞE BAKIŞ

31 AĞUSTOS – 3 EYLÜL 2025 TARİHLERİNDE KOPENHAG’DA DÜZENLENEN 83. FİP DÜNYA ECZACILIK VE ECZACILIK BİLİMLERİ KONGRESİ, ECZACILIĞIN SAĞLIK SİSTEMLERİNDEKİ DÖNÜŞEN ROLÜNÜ PERFORMANS, İŞ BİRLİĞİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EKSENİNDE YENİDEN TANIMLADI.


Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) tarafından Kopenhag’da düzenlenen 83. FIP Dünya Eczacılık ve Eczacılık Bilimleri Kongresi, yalnızca eczacılığın bugününe değil, önümüzdeki on yılına ışık tutan güçlü mesajlarla tamamlandı. 120 ülkeden 3.400 katılımcının yer aldığı kongrede, eczacılığın sağlık sistemleri içindeki konumu küresel örnekler ve güncel uygulamalar üzerinden kapsamlı biçimde değerlendirildi.


Performans, İş Birliği ve Sağlıkta Dönüşüm

2025 FIP Dünya Kongresi’nde, eczacıların günümüz sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu zorluklarla ilgili olarak; sağlık hizmetlerinde performansı nasıl artırabilecekleri, küresel ölçekte sağlık sonuçlarını iyileştirecek sürdürülebilir çözümleri nasıl destekleyebilecekleri ve değişime nasıl öncülük edebilecekleri ele alındı. Kongre programı, bu ana temayı farklı açılardan ele alan üç alt başlık etrafında yapılandırıldı.


Sürdürülebilirliği Sağlamak

Küresel sağlıkta sürdürülebilirlik; kaynakların akılcı ve etkin kullanımı, yenilikçi yaklaşımlar ve güçlü sağlık politikalarıyla mümkün. Kongrede bu başlık altında, antimikrobiyal direnç gibi küresel ölçekte etkisi artan tehditlere yönelik çözüm önerileri tartışıldı, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve dijital sağlık uygulamalarının sağlık sistemlerine entegrasyonunun taşıdığı kritik önem vurgulandı.

Sistemlerin Çalışmasını Desteklemek

Sağlık sistemlerinin etkinliğinin artırılmasında eczacıların rolü, teknolojik gelişmelerle birlikte giderek daha görünür hale geliyor. Kongrede yapılan değerlendirmelerde; yapay zeka ve dijital araçların desteğiyle eczacıların diğer sağlık profesyonelleriyle iş birliği içinde daha güvenli, etkin ve hasta odaklı hizmet sunumunda önemli katkılar sağlayabileceği öne çıktı.

Kişiselleştirilmiş Tedavi Yaklaşımları

Yakın gelecekte kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının sağlık hizmetlerinde dönüştürücü bir rol üstleneceği öngörülüyor. Kongrede bu çerçevede; eczacıların, tedavilerin bireye özgü planlanması, hasta sonuçlarının iyileştirilmesi ve farmasötik bakımın güçlendirilmesindeki katkılarının giderek daha fazla önem kazandığı vurgulandı.

Danimarka Modeli: Dijital ve Hizmet Odaklı Eczaneler

Kongreye ev sahipliği yapan Danimarka, eczacılık hizmetlerinde güçlü dijital altyapısı ve hizmet odaklı yaklaşımıyla örnek bir model sunuyor. Reçetelerin yüzde 99,5’inin dijital olarak kaydedildiği ve robotik ilaç hazırlama sistemlerinin kullanıldığı bu yapıda; eczaneler entegre sağlık hizmeti sunan merkezler olarak konumlanıyor.

Apoteket uygulaması üzerinden reçete yenilemeden ilaç siparişine, tedavi uyum programlarından eczane stok takibine kadar pek çok alanın dijital platformda sunulması; eczacıların zamanını operasyonel süreçlerden çok hasta danışmanlığı ve sağlık hizmetlerine ayırmasını mümkün kılıyor. Toplum eczanelerinde sigara bırakma danışmanlığı, astım hastalarında inhaler kullanım tekniği değerlendirmesi, reçete yenileme, yeni ilaç danışmanlığı ve aşılama gibi hizmetler sunularak eczaneler sağlık sisteminin aktif ve erişilebilir bir bileşeni olarak konumlandırılıyor. Eczanelerde eczacılar ve eczane ekipleri için uygulanmaya başlayan mentalizing eğitimleri, hasta ile kurulan iletişimi güçlendirirken empati temelli hizmet sunumunu destekliyor.


Antimikrobiyal Direnç (AMR) ile Mücadelede Ortak İmza: FIP Kopenhag Deklarasyonu

Antimikrobiyal direnç (AMR), hızla artan ve yeni ilaç seçeneklerinin giderek sınırlı kaldığı küresel bir sağlık tehdidi olarak kongrenin en kritik gündem başlıklarından biri oldu.

FIP Kopenhag Deklarasyonu, kongrede “Tek Sağlık İçin Birlikte Hareket: AMR ile Mücadelede Küresel İş Birliğini Güçlendirmek” başlıklı genel kurul oturumunda aralarında Türk Eczacıları Birliği’nin de yer aldığı 82 FIP üye kuruluşu tarafından imzalandı. Deklarasyon içeriğinde, küresel iş birliklerinin güçlendirilmesi, akılcı antibiyotik kullanımının teşvik edilmesi, ilaç tedarik zincirlerinin korunması ve antibiyotik yönetiminde kanıta dayalı çalışmaların geliştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Ayrıca deklarasyon, eczacıların antimikrobiyallerin etkinliğini koruma ve sağlık sistemlerini bu küresel tehdide karşı güçlendirmedeki hayati rolünü bir kez daha güçlü biçimde vurguluyor.


Dijital Sağlık Uygulamaları, Yapay Zeka ve Eczacılığın Yeni Sınırları

Kongrenin en çok konuşulan konularından biri yapay zekanın dijital sağlık uygulamaları ile sağlık sistemlerine entegrasyonuydu. Kongre öncesinde düzenlenen Dijital Eczacılık Zirvesi ve kongre boyunca gerçekleştirilen destekleyici oturumlar, yapay zekanın eczacılığın geleceğini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu, ancak bunun yalnızca sorumlu ve etik bir şekilde uygulanmasıyla mümkün olacağını ortaya koydu.

Eczacılıkta yapay zekanın sunduğu fırsatlardan yararlanılırken, eczacılığın temelini oluşturan ilaç uzmanlığının, mesleki özerkliğin ve güvene dayalı hasta ilişkilerinin korunmasının önemine dikkat çekildi. Yapay zeka teknolojilerinin; verimliliği artırma, ilaç ve hasta güvenliğini sağlama ve tedaviyi kişiselleştirme potansiyeli gösterilirken, bu sürecin güçlü etik ilkeler ve düzenleyici çerçevelerle yönetilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Ayrıca yapay zekanın eczacı uzmanlığının yerini almak yerine onu tamamlaması gerektiği, bunun için de eczacıların dijital yetkinlikler ve yapay zeka okuryazarlığıyla desteklenmesinin önemi vurgulandı.




























Kronik Hastalık Yönetiminde Eczacı Yaklaşımı

Kronik hastalıklar, dünya genelinde önlenebilir ölümlerin başlıca nedeni olmaya

devam ederken; FIP eczacıların bu küresel sağlık krizinin yönetiminde yeterince etkin rol almadığına dikkat çekiyor. Kongrede bu çerçevede; eczacıların risk faktörlerinin taranmasından sağlıklı yaşam danışmanlığına, ilaç tedavilerinin yönetiminden disiplinler arası ekiplerle bakım koordinasyonuna kadar, kronik hastalık yolculuğunun her aşamasında aktif ve tamamlayıcı bir rol üstlendiği ortaya kondu. Özellikle sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde, eczacıların kronik hastalıklarla yaşayan bireyler için çoğu zaman ilk ve hatta tek erişilebilir sağlık profesyoneli olduğuna dikkat çekildi.

Bu kapsamda FIP, hükümetleri ve politika yapıcıları; eczacıları ulusal kronik hastalık stratejilerine dahil etmeye, mesleki yetki alanlarını genişletmeye ve eczacı tarafından sunulan hizmetler için sürdürülebilir geri ödeme modelleri oluşturmaya çağırıyor.





















Geleceğe Dönüş: Gelecek bizi nereye götürecek?

83.FIP Dünya Kongresi, eczacılığın geleceğinin yalnızca teknolojik gelişmelerle değil; insan odaklı, sürdürülebilir ve entegre bir sağlık yaklaşımıyla şekilleneceğini güçlü biçimde ortaya koydu. Dijital sağlık ve yapay zeka uygulamalarından antimikrobiyal dirençle mücadeleye, öz bakımın güçlendirilmesinden kronik hastalık yönetimine kadar pek çok başlıkta, eczacıların sağlık sistemleri içindeki stratejik rolü yeniden tanımlandı.

Bu çerçevede geleceğin eczacılığı; erken tanı testleri, aşılama, kronik hastalık yönetim programları ve dijital sağlık uygulamalarının bir arada sunulduğu, bu hizmetlerin sürdürülebilir geri ödeme modelleriyle desteklendiği sağlık ve iyi yaşam merkezlerine dönüşmekten geçiyor. Bu dönüşüm, eczacıları yalnızca bugünün değil, yarının sağlık sistemlerinin de vazgeçilmez ve etkin sağlık profesyonelleri konumuna taşıyor.

Bu global vizyon, Türkiye’de eczacılığın geleceğini yeniden düşünmek ve ulusal sağlık öncelikleriyle uyumlu adımlar atmak için önemli bir perspektif sunuyor.








bottom of page