Atopik Dermatit:
- Uzm. Ecz. Tuba Çalık
- 3 Oca
- 3 dakikada okunur
Eczacının Sahadaki Gücü
Atopik dermatit yaşam boyu yönetim gerektirir. Eczacınızın yönlendirdiği bariyer güçlendirici aktifler, düzenli kullanım alışkanlığı ve doğru bakım rutini ve beslenme düzenlemeleri alevlenmeleri önemli ölçüde azaltabilir.
Atopik dermatit; genetik yatkınlık, bariyer bütünlüğünde bozulma ve Th2 ağırlıklı immün aktivasyonun birleşimiyle ortaya çıkan kronik inflamatuar bir cilt hastalığıdır. Özellikle bebek ve çocuklarda görülür; ancak erişkin dönemde de alevlenmeler, uyku bölünmesi ve yaşam kalitesi kaybı ile kendini gösterebilir. Burada en kritik konulardan biri, hastanın eczaneden aldığı doğru yönlendirme ile alevlenme sıklığının ve şiddetinin belirgin şekilde azalabilmesidir.
Genetik Köken: Filaggrin Mutasyonu ve Bariyer Zayıflığı Atopik dermatitin en güçlü belirleyicilerinden biri filaggrin genindeki (FLG) mutasyonlardır. Bu mutasyonlar şunlara yol açar:
• Doğal nemlendirici faktör (NMF) oluşumunda azalma
• Ciltte su tutma yeteneğinin düşmesi
• Deride mikroskobik çatlaklar ve artmış TEWL • Alerjenlerin ve mikroorganizmaların daha kolay nüfuz etmesi Bu nedenle atopik bireylerde daha bebeklik döneminden itibaren kuruluk, irritasyon ve kızarıklık kolay başlar. Eczacının bariyer onarımına odaklanması bu yüzden bilimsel olarak ilk ve en önemli adımdır.
Cilt Bariyerini Güçlendiren Aktif Maddeler: Eczacının Elinde Etkili Araçlar
Aşağıdaki içerikler, atopik cilt bakımında kanıta dayalı şekilde en çok kullanılan ve eczacı danışmanlığında hastaya rahatlıkla anlatılabilen kozmesötik hammaddelerdir.
1. Kenevir Tohumu Yağı (Hemp Seed Oil) Omega-3 (ALA) ve Omega-6 (linoleik ve gama-linolenik asit/GLA) bakımından en zengin bitkisel yağlardan biridir. Bu yağ cilt bariyerinin eksik yağlarını tamamlar, su kaybını azaltır. Atopik cilt üzerindeki etkileri şunlardır:
• Bariyer lipidlerini yeniden yapılandırır.
• TEWL’yi azaltarak uzun süreli nem tutar.
• GLA sayesinde inflamasyonu hafifletir, kaşıntıyı yatıştırır.
• Non-komedojenik olduğu için bebek ve çocuk cildinde de güvenle kullanılabilir.
2. Hanımeli Ekstraktı (Lonicera japonica/Lonicera caprifolium) Son yıllarda doğal antimikrobiyal ve anti-inflamatuvar özellikleri nedeniyle atopik ve hassas cilt serilerinde yaygınlaşmıştır. Başlıca etkileri şöyledir:
• S. aureus çoğalmasını baskılayarak alevlenme sıklığını azaltabilir.
• İçerdiği klorojenik asit ve flavonoidler ile kaşıntı–kızarıklık döngüsünü hafifletir.
• Mikrobiyomu bozmadan yüzeyde denge sağlar.
3. Fitosfingozin (Phytosphingosine) Cilt neminin tutulması için alışılagelmiş içerik seramiddir. Seramid ancak eksiği yerine koyma görevindedir. Son zamanlarda etkinliği ile dikkat çeken madde ise ciltte doğal olarak bulunan bir sereamid prekürsörü olan fitosfingozindir.
Atopik dermatitli bireylerde fitosfingozin seviyeleri belirgin şekilde düşük bulunmuştur. Bu hammaddeyi içeren ürünlerin atopik cilde uygulanması uzun süreli nemliliğin anahtarlarından biri olarak görülmektedir. Etkileri şu şekildedir:
• Seramid 1 ve 3 sentezini artırarak bariyeri yeniden inşa eder.
• Antimikrobiyal peptidleri aktive eder → S. aureus kolonizasyonunu azaltır.
• İnflamatuvar belirteçleri (IL-1, TNF-α) baskılayarak kızarıklık ve kaşıntıyı azaltır.
4. Cilt Aminoasitleri Cildimizin yapısında bulunan prolin, serin, alanin, histidin, pyroglutamik asit gibi aminoasitler, cildin doğal nemlendirici faktörlerinin temelidir. Her yaştan hasta için güvenli bir hammaddedir.
Aminoaistlerin atopik ciltteki önemleri şöyle sıralanabilir:
• Su tutma kapasitesini artırır → derinlemesine nem sağlar.
• Cilt pH’ını dengeler → mikrobiyom stabilitesi.
• Keratinosit olgunlaşmasını destekleyerek bariyer bütünlüğünü güçlendirir.
• Yenileyici etkileri ile hassasiyet, yanma, batma hissini azaltır. Cilt aminoasitlerini içeren formüller iyileşmeyi destekleyici rol oynar.
Atopik dermatit yaşam boyu yönetim gerektirir. Eczacınızın yönlendirdiği bariyer güçlendirici aktifler, düzenli kullanım alışkanlığı ve doğru bakım rutini ve beslenme düzenlemeleri alevlenmeleri önemli ölçüde azaltabilir. Eğer hastamız bir bebek ise en önemli konu “atopik yürüyüş”tür. Atopik dermatit çoğu zaman yalnızca ciltle sınırlı kalmaz; alerjik rinit, besin alerjileri ve astıma doğru ilerleyebilen bir sürecin ilk halkasıdır. Bu aşamalı ilerlemeye “atopik yürüyüş” adı verilir ve genellikle bebeklik döneminde başlayan bariyer zayıflığıyla tetiklenir. Cilt bariyerinin erken dönemde güçlendirilmesi, bu ilerleyici zincirin yüzde 20-30 oranında yavaşlamasına veya durmasına katkı sağlayabilir. Bilinçli bir eczacının yapacağı doğru bariyer danışmanlığı, atopik yürüyüşün ilerlemesini durdurarak hastanın yaşam boyu karşılaşacağı alerjik hastalık risklerini anlamlı ölçüde azaltabilir.


Yorumlar