''İstanbul, film gibi şehir''
- Ecz Burcu Onay

- 2 saat önce
- 4 dakikada okunur
İSTANBUL FİLM FESTİVALİ, 45. YILINDA YİNE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN HİKÂYELERİ ŞEHRİN KALBİNE TAŞIYOR. BU YIL 9-19 NİSAN TARİHLERİNDE GERÇEKLEŞECEK FESTİVAL, DÜNYA SİNEMASININ ÖNE ÇIKAN YÖNETMENLERİNDEN GENÇ SİNEMACILARA, KLASİKLERDEN YENİLİKÇİ YAPIMLARA UZANAN SEÇKİSİYLE İZLEYİCİYİ SİNEMANIN KOLEKTİF BÜYÜSÜNE DAVET EDİYOR.
İstanbul Film Festivali, üniversite yıllarından bu yana benim için her yıl baharın habercilerinden olmuştur. Nisan ayının ilk haftalarına denk düşen festival, gerek sinefilleri bir araya getirişi gerek sinemalar arası telaşlı geçişleriyle tatlı bir heyecan yaratırdı. Onlarca filmin peş peşe gösterildiği festivalin elbette belirli ritüelleri vardı; programın yer aldığı kitapçık heyecanla beklenir, filmler itina ile seçilir ve ardından bilet almak için gişe önünde kuyruklar oluşurdu. İstediğiniz filme bilet bulamasanız bile, gösterim günü son dakika sinema önünde umutlu bekleyiş devam ederdi. Yıllar sonra bugün bu bekleyişin, bu heyecanın bitmediğini, şehrin festivale kuşaktan kuşağa sahip çıkıyor oluşunu görmek beni mutlu ediyor.
Festivalin Açılış Filmi: Three Goodbyes / Üç Veda Festivalde bu yıl açılış filmi olarak, Isabel Coixet’in Toronto’da prömiyer yapan son filmi Three Goodbyes / Üç Veda gösterilecek. Alba Rohrwacher ile Elio Germano’nun başrollerini paylaştığı film, yönetmenin sözleriyle “geride bıraktığımız tatlı, insanca şeyleri” anlatan duygusal bir dram.
Gala Gösterimleri’nde Öne Çıkanlar Festivalde bu yıl Galalar bölümünde, uluslararası festivallerde dikkat çeken ve merakla beklenen 12 filmin Türkiye prömiyeri yapılacak. Paul Dano, Jude Law ve Alicia Vikander’li siyasi gerilim Kremlin’in Büyücüsü; açılış filmi Üç Veda; Tony Leung, Enzo Brumm, Léa Seydoux gibi yıldızların yer aldığı Sessiz Dost; Anne Hathaway ve Michaela Coel’lu gerilim Mother Mary; Aaron Taylor-Johnson ile Theo James’i buluşturan Fuze: Fünye; Gianfranco Rosi’nin ödüllü belgeseli Pompei: Bulutların Altında, Alice Winocour imzalı Angelina Jolie ve Louis Garrel’li Moda ve Juno Temple’ın komedi-aksiyon filmi İyi Şanslar, İyi Eğlenceler, Sakın Ölme bu bölümün öne çıkan yapımları arasında yer alıyor.

Festivalin “Genç Ustalar”ı
İlk veya ikinci filmleriyle dünya sinemasına yeni bir soluk getiren genç yönetmenlerin yapıtlarını buluşturan Genç Ustalar bölümünde, Cannes, Venedik, Locarno, Selanik ve daha birçok festivalden ödüllerle dönmüş 20 film izleyiciyle buluşacak. 2026 Berlin Film Festivali’nde En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan Abdallah Alkhatib’in Kuşatma Kayıtları, Sundance İzleyici Ödüllü Tutun Bana, Sitges’de Jüri Özel Ödülü kazanan dünya prömiyerini yaptığı Toronto’da Geceyarısı Çılgınlığı bölümünde büyük ses getiren Curry Barker filmi Obsession, Cannes ve Sitges’de ödüllendirilen İşe Yarar Bir Hayalet, Juliette Binoche’un başrolünde olduğu, Berlin’de ödül kazanan Kraliçe Zor Durumda ve Saraybosna’da tüm oyuncu ekibine ödül getiren Fantasy, bölümün öne çıkan filmleri arasında.

Festivalle On Bir Günde Devriâlem
Devriâlem bölümü, dünya sinemasının en yeni ve nitelikli 27 yapıtını bir araya getiriyor. Soheil Beiraghi imzalı Feryat, Sundance’te En İyi Yönetmen Ödülü alan Savaş Zamanı Boşanmak, Claire Denis’nin yönettiği Bekçilerin Çığlığı, Venedik’te En İyi Senaryo Ödülü kazanan İş Başında, Berlin Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazanan Nina Roza ve En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan, başrolünde Anders Danielsen Lie’nin olduğu Everybody Digs Bill Evans, Isabelle Huppert’li Dünyanın En Zengin Kadını, Mads Mikkelsen’in başrolünde olduğu Son Viking, Willem Dafoe’lu Geç Gelen Şöhret, Berlinale açılış filmi İyi Erkek Yok, Venedik İzleyici Ödüllü Malaga Sokağı ve 2025 Locarno Film Festivali Bağımsız Eleştirmenler Jürisi’nden En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan ve Saraybosna’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Sorella Di Clausura bölümün öne çıkan filmleri arasında.

Yeni Keşifler İçin Heyula
Festival programındaki Heyula bölümü, izleyicileri sinemanın yeni olanaklarını deneyen filmleri keşfe davet ediyor. Göl, Dün Gece Teb Şehrini Fethettim, Yo, Aşk Asi Bir Kuştur, Sabaha Karşı, Güvercinler Altın Olsa, Efendimin Büyüleyici Sükûtu, Slet 1988, Hatıra, Barrio Triste ve Masayume bu bölümde yer alıyor.

Bir Türk Klasiği Daha Restore Edildi:
Acı Hayat İstanbul Film Festivali, bu yıl da Türk sinemasının önemli yapıtlarını restore ederek sinema tarihimize yeniden kazandırıyor. Metin Erksan’ın 1962 yapımı, Türkan Şoray, Nebahat Çehre, Ayhan Işık ve Ekrem Bora’yı buluşturan filmi Acı Hayat, restore edilmiş kopyasıyla izleyiciyle buluşacak.
Dünden Bugüne Işıltısını Kaybetmeyen Klasikler
Festivalin özel bölümlerinden Dünden Bugüne Klasikler’de restore edilmiş klasikler, yıldönümünü kutlayan kült yapımlar ve bu yıla özel, festival afişine ilham olan üç film yer alıyor. Pet Shop Boys müzikleri eşliğinde gösterilecek Potemkin Zırhlısı, 80’ler ruhunu taşıyan Gençlik Ateşi, 25. yıl gösterimiyle Moulin Rouge! ve sinema tarihinin en ikonik, en gözalıcı, havalı çiftlerinden Alain Delon ile Romy Schneider’in başrollerini paylaştığı Sen Benimsin, bölümün öne çıkan filmleri arasında.
Dünden Bugüne Işıltısını Kaybetmeyen Klasikler
Festivalin özel bölümlerinden Dünden Bugüne Klasikler’de restore edilmiş klasikler, yıldönümünü kutlayan kült yapımlar ve bu yıla özel, festival afişine ilham olan üç film yer alıyor. Pet Shop Boys müzikleri eşliğinde gösterilecek Potemkin Zırhlısı, 80’ler ruhunu taşıyan Gençlik Ateşi, 25. yıl gösterimiyle Moulin Rouge! ve sinema tarihinin en ikonik, en gözalıcı, havalı çiftlerinden Alain Delon ile Romy Schneider’in başrollerini paylaştığı Sen Benimsin, bölümün öne çıkan filmleri arasında.
‘SİNEMADAN ÇIKMIŞ İNSAN’
“Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şey yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık.”
Türk Edebiyatının güçlü kalemlerinden Yusuf Atılgan, ’Aylak Adam’ kitabında, sinemadan çıkmış insan duygusunu bu şekilde anlatır. Bir anlamda sinemada film izleme deneyiminin insan üzerindeki iyileştirici, yaratıcı, duyarlı etkisinden bahseder. Aklında, kocaman sinema salonlarında insanların beraber film izleyip, beraber sokaklara döküldüğü bir dünya tasviri vardır. Tam da bu yüzden; belirli bir topluluğu bir araya getirip, ortak bir yaşam alanı oluşturan; günlük koşuşturmalar ve sorunların arasında sıkıştığımız zamanlarda, rutinin dışına çıkıp, nefes aldığımız boşluklar yaratması açısından festivaller önemli bir yere sahip.
Tüm dünyadan yeni hikayeleri, farklı düşünceleri, bakış açılarını, kültürleri bir araya getiren rengarenk bir festival yeni seçkilerle karşımızda. Ve bir kez daha bizi sinemanın kolektif büyüsüne kapılmaya davet ediyor.
Festival programına filmonline.iksv.org adresinden ulaşılabilir.
Yazar notu: Bu sayfada yer alan görseller, yazarın kişisel favori filmlerinden seçilmiştir.



