top of page

Etkin Sağlık: Sayı 76

2 saat önce
2 dakikada okunur

Çok sevgili “Etkin Sağlık” Okurları,


Yeni bir sayı ile yine birlikteyiz. Bilim dünyası büyük bir hızla bilgi üretirken, bu çağda bu bilgilerin bizlere neler katabileceğini, sağlığımızı, hücrelerimizi, DNA’mızı nasıl koruyabileceğimizi merak ediyoruz. “Hastalanmak ve yaşlanmak önlenebilir mi?” gibi önemli sorular sorup yapabileceğimiz bir şeyler var mı diye baktığımızda, evet, bazı şeyleri değiştirebileceğimizi yavaş yavaş öğreniyoruz. 


Bu sayımızda sizler için uzun yaşamdan ziyade sağlıklı yaş alma ve bazı hastalıkları önleyebilmek amacıyla yapılan çalışmalardan söz edeceğiz. Bu süreçte karşımıza iki önemli unsur çıkıyor: DNA ve Kök Hücre. Sayımızda DNA’daki bozulma ve kırılma nedenlerini, tamir mekanizmalarını; beslenme düzenimizi değiştirip sporu bilinçli bir şekilde hayatımıza sokarak epigenetik mekanizmaları (yani genlerin açılıp kapanmasını) nasıl etkileyebileceğimizi ele aldık. DNA üzerinde protein üreten genlerimiz bulunur. Bu genler bazen açılır ve protein üretilir, bazen de kapanır ve üretim durur. Bu durum tek başına iyi ya da kötü bir şey değildir; anne karnına düştüğümüz andan itibaren (yaklaşık 5. günden itibaren) bu süreçler işlemeye başlar. 


Asıl sorun; hava kirliliği, koruyucusuz uzun süre güneşte kalmak, sigara kullanımı, kötü ve aşırı beslenme ile hareketsizlik gibi çevresel faktörler yüzünden genlerimizde olumsuz epigenetik değişimlerin meydana gelmesidir. Aslında vücudun işleyen sistemi bozulan yapıları düzeltmeye ve eski haline getirmeye çalışır. Ancak çevre kirliliğinin ve olumsuz yaşam tarzının yükü arttıkça, vücudun bu onarım kapasitesi yetersiz kalır veya yaş ilerledikçe onarım mekanizmaları zayıflar. İşte yaşlanma ve hastalanma süreci tam da bu temel durumla başlar. 

Özetle; kök hücreler bozulan hücrelerin yerine yenilerini koyarsa, bozulan hücreler ve organeller otofaji ile temizlenirse ve DNA onarımı güçlü tutulursa hastalanmayabilir ve yaşlanmayı geciktirebiliriz. Günümüzdeki tüm bilimsel çalışmalar da bu yönde ilerliyor. 


Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu hocamız bizler için bu konuyu kaleme aldı. Sağlık profesyonellerini tatmin edecek nitelikte oldukça kapsamlı bilgiler içeren bu yazıyı, sağlık profesyoneli olmayan okuyucularımız için de anlaşılır kılmaya çalıştık. Yazıda renklendirdiğimiz bölümleri okuduğunuzda bile konu hakkında epey fikir sahibi olacaksınız. Sosyal medyada her kafadan farklı bir ses çıkarken, artık sizler gerçekleri çok daha iyi anlayan, bilen ve yanlışları fark eden tarafta olacaksınız. 

Prostat kanseri konusunda ise en kritik unsur erken tanıdır. Sessiz ilerleyen ve kemiklere yayılma riski bulunan bu kanser türünde, zamanında muayene olmak hastalığın ilerlemesini önler. Yeter ki bu konuyu konuşmak üzere bir uzmana başvurmaktan çekinmeyin. Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, dikkat etmeniz gereken hususları ve yapılması gerekenleri son derece açık bir dille sıraladı. Ayrıca kadın okuyucularımızdan da özel bir ricası var: Babalarınıza, abilerinize ve erkek arkadaşlarınıza bu konuyu mutlaka hatırlatmanızı istiyor. 


Yazı bitti, saçlarımız kurudu ve yıprandı derken... Değerli eczacımız Sevil Ağalar, sabit ve uçucu yağları kullanarak uygulayabileceğiniz saç bakımı formüllerini anlattı. Çok yararlanacağınıza ve keyifle okuyacağınıza inanıyorum. 


Son olarak; A Milli Kadın Voleybol Takımımız, yeniden Avrupa Şampiyonu olarak hepimize büyük bir sevinç ve gurur yaşattı. Düzenli çalışarak ve yaşam tarzını buna göre disipline ederek başarının nasıl geleceğini gençlerimize en güzel şekilde gösterdiler. Kendilerini bir kez daha yürekten kutluyorum. 


Keyifli okumalar dilerim. 


Ecz. Asuman Çakıroğlu



bottom of page