top of page

ENGİNAR



Zeus, Poseidon’u ziyaret ederken sahilde Cynara adındaki genç ve güzel kadına aşık olur ve onu bir tanrıçaya dönüştürerek Olimpos Dağı’na götürür. Cynara annesini özleyip gizlice kaçmaya çalışınca Zeus öfkeyle Cynara’yı enginara dönüştürür.

Son yıllarda adından sıkça söz ettiren, festivalleri düzenlenen, lezzetli, birazda zahmetli, yemesi keyifli, sofraların ve artık sağlıklı kalmanın vazgeçilmezlerinden olan Enginar (Cynara scolymus), asteraceae/ papatyagiller familyasından mavi-mor renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitkidir. Güney Avrupa ve Akdeniz çevresinde yetişir.

Ülkemizde Sakız, Bayrampaşa ve bazı hibrit tip enginarların yetiştiriciliği yapılmaktadır. Enginarın baş kısmında bulunan iç brakte ve olgunlaşmamış çiçek tablası bitkinin tüketilen kısmını oluşturmaktadır. Enginar bitkisinin diğer organları; yaprak, sap ve dış brakte kısımları da önemli biyoaktif bileşen içeriğine sahiptir. Ülkemizde Sakız enginarı farklı olgunluklarda hasat edilerek tüketiciye sunulmaktadır.


Akdeniz diyetinde enginar, fonksiyonel gıda olarak kabul edilmektedir. Enginarın içeriğinde hepatoprotektif, hipokolesterolemik ve antioksidan özellikleri olan toplam polifenoller bulunur. Bu sayede hastalık riskini azaltmaktadır. Enginar sebze olarak taze ya da konserve olarak tüketilirken, tıbbi nitelikte etkilerinin yüksek olması sebebiyle ilaç sanayiinde de oldukça yaygın kullanılmaktadır. İnsan vücudunda oluşan toksik maddelerin nötrleştirilmesine, kalp faaliyetlerinin düzenlenmesine kan dolaşımına ve kılcal damar direncine pozitif yönde etkisi bulunmaktadır. Yapılan pek çok araştırmada enginarın, kolestrol düşürücü, LDL oksidasyonunu önleyici, antiHIV, antikanser, diüretik, antiinflamatuvar, antifungal ve antibakteriyel özellikleri olduğu bildirilmiştir.

Enginarda en önemli antioksidan bileşikler sinarin, klorojenik asit (5-O-kafeoilkinik asit), 1,5di-O-kafeo- ilkinik asit, 3,4-di-O-kafeoilkinik asit, ve 3,5-di-O-ka- feoilkinik asittir. Enginar dokularında luteolin ve apigenin glikozidleri ile rutinosid türevleri ise en bol bulunan flavonlardır.

Enginar organlarında en yüksek sinarin iç braktede görülür. Enginar başında 95.0 mg/kg, enginar ez- mesinde 461.6 mg/kg, enginar suyunda 529.5 mg/ kg sinarin içeriği tespit edilmiştir. Avrupa farma- kopisinde de enginarın en önemli etken maddesi- nin klorojenik asit ve luteolin olduğu belirtilmiştir. Enginardaki en yüksek luteolin miktarının enginar yaprağında olduğu görülmüştür. Luteolin içeriği en yüksek iç brakte kısmında 158.41 mg/kg olarak belirlenmiştir. Diğer kısımlar incelendiğinde; bebek kalp için 125.43 mg/kg, yarı olgun kalp için 63.55 mg/kg olarak tespit edilmiştir. En düşük luteolin ise yaprak kısmında 33.74 mg/kg, dış brakte kısmında 29.83 mg/kg olarak hesaplanırken, sap kıs- mında tespit edilememiştir. Luteolin, kanser kök hücrelerini hedefleyerek, kanser hücre istilasının önlenmesi ve karaciğer kanserinin de tedavisinde etkinliği görülmüştür. Enginar yaprak özütlerinin, hayvan modellerinde ve insanlarda hepatoprotek- tif ve koleretik aktiviteleri sayesinde kolestrol dü- şürücü etkileri olduğu bildirilmiştir. Bu terapötik özelliklerin esas olarak kafeoilkinik asitler (kloro- jenik, 1,3- ve 1,5-dikaffeoilkinik asitler) ve flavonoid (luteolin ve luteolin 7 glikozit) bileşiklerinden kaynakladığı belirtilmiştir.

Enginar taç yapraklarında, gövdesine oranla 8 kat daha fazla sinarin bulundurur. Sinarin kolesterolün düşmesine ve sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesine yardımcı olur. Bu nedenle enginarı tüketirken yaprakları ile tüketmek sağlık açısından daha faydalı olacaktır.

Enginar Çiğ Olarak Yenir mi?

Herhangi bir pişirme işlemi yapılmadan tüketilen çiğ enginar, lif bakımından oldukça zengindir. Bağırsak içerisinde yer alan faydalı bakterileri artırarak kolon kanserinin oluşmasını engeller. Ayrıca kabızlık ve ishal sorununa iyi gelen enginar, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.

Tabi bu etkileri sağlayabilmesi için düzenli kullanımı gereklidir. Akdeniz diyetinin önemli bir unsuru olan enginar günlük olarak salatalarda kullanılabilir, pişmiş yemeği lezzetli bir lif kaynağı olarak yine bağırsak sağlığına olumlu katkı sağlayacaktır.

Çiğ ve pişmiş olarak tüketimi dışında yapılan çalışmalarda, eczaneden ulaşabileceğiniz standart dozda hazırlanmış tek ve kombine enginar yaprağı ekstrelerinin günde 2 -3 kapsül kullanımı ile karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol değerlerinde 3 ay içinde %40’a kadar düzelme sağladığı kanıtlanmıştır.

Enginar tabletlerinin kontrendikasyonları: Enginar tableti kullanımı kullanımı henüz 12 yaşını doldurmamış çocuklar için olduğu kadar emziren ve hamile olanlar için de kontrendikedir. Aynı kısıtlama, karaciğer yetmezliği ve safra yollarının tıkanması bulunan kişiler için de geçerlidir.


Pubmedde Enginarla yapılmış bazı çalışmalar: * Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığında enginar yaprağı ekstraktının etkinliği: Pilot, çift kör, randomize, kontrollü bir çalışma * Metabolik sendromda enginar yaprağı ekstresi takviyesine antioksidan yanıt: Çift kör, plasebo kontrollü, randomize bir klinik çalışma * Enginar Ekstresi, Alkolsüz Yağlı Karaciğer Hastalığının Gelişimi Sırasında Hepatositlerde Enflamasyonu ve Apoptozu Doğrudan Bastırır. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olan hastalarda ekşi çay takviyesinin karaciğer enzimleri, lipid profili, kan basıncı ve antioksidan durumu üzerindeki etkisi: Çift kör, randomize, kontrollü bir klinik çalışma * Hiperkolesterolemi tedavisi için enginar yaprağı ekstresi * Klorojenik Asit ve Luteolin İçeren Bir Nutrasötik, Obezite Öncesi Olan Deneklerde Kardiyometabolik

* Parametreleri İyileştiriyor: 6 Aylık Randomize, Çift Kör, Plasebo Kontrollü Bir Çalışma *Dislipidemiye Bütünleştirici Bir Yaklaşım İçin Lipid Düşürücü Nutrasötikler

* Yabani Enginar (Cynara cardunculus subsp. sylvestris, Asteraceae) Yaprak Ekstresi: Fenolik Profil ve HepG2 Hücreleri Üzerinde Oksidatif Stres Önleyici Etkiler


Herhangi bir pişirme işlemi yapılmadan tüketilen çiğ enginar, lif bakımından oldukça zengindir. Bağırsak içerisinde yer alan faydalı bakterileri artırarak kolon kanserinin oluşmasını engeller. Ayrıca kabızlık ve ishal sorununa iyi gelen enginar, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.


Kaynaklar: Farklı Olgunluklarda Tüketilen Sakız Enginarının (Cy- nara Scolymus L.) Biyoaktif Bileşenlerinin İncelenmesi Investigation of Bioactive Components of Sakiz Articho- ke (Cynara Scolymus L.) Consumed in Different Maturity Seda Kayahan1 *, Didem Saloğlu2 1 Gıda Teknolojisi Bö- lümü, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Ens- titüsü, Yalova, Türkiye 2 Afet ve Acil Durum Yönetimi Anabilim Dalı, Afet Yönetimi Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul, Türkiye Antimikrob Ajanlar Chemother. 1998 Ocak;42(1):140-6 - PubMed Bitki ilacı. 2013 Eylül 15;20(12):1131-4 - PubMed J Nat Ürün 1987 Temmuz-Ağustos;50(4):612-7 - PubMed Bitki ilacı. 1997 Aralık;4(4):369-78 - PubMed Diyabet bakımı. 1981 Eylül-Ekim;4(5):561-72 - PubMed

Comments


bottom of page