top of page

Eczacıların Gözlem Defteri


Ecz. Oktay Aykol

Eczacılığın önemini en çok ne zaman fark ettiniz? Bireysel olarak, insanların hayatına bilgim, becerim ile dokunup yaralarına şifa olduğum zaman. Toplumsal olarak ise 6 Şubat depremlerinde tüm meslektaşlarımızın Türkiye’nin her yerinde yardımımıza koştuğu, deprem bölgesindeki çadır eczanelerinde aralıksız bedelsiz ilaç dağıtarak insanların yaralarına bir nebze şifa olduğumuzda.


Eczacılığın geleceğinde, teknolojinin veya dijitalleşmenin asla değiştiremeyeceğine inandığınız o temel unsur nedir?

Hasta sağlığı, mesleki sorumluluklar ve mesleğe duyulması gereken sevgi. İnsanların şifasına aracı olmak.

Genç meslektaşlarınıza, eczacılığın ve eczanenin kişiye yüklediği sosyal sorumluluk duygusuna dair ne söylemek istersiniz?

Yeni gelen meslektaşlarımızın doğruluktan, etikten ve mesleki sorumluluklardan şaşmadan kendilerini geliştirmek için çalışmalarını önerebilirim. Her şey çok güzel olacak!

Yeni nesil eczacılığa yönelik kişisel bir yaklaşımınız var mı?

Yeni nesil eczacılık diye bir şey olduğunu düşünmüyorum.



Ecz. Tuba Çalık

Mesleğinizin size kattığı, günlük hayatınızda “iyi ki eczacıyım” dediğiniz bir bakış açısı var mı?

Eczacılık bana “insanı bütün olarak görmeyi” öğretti. Bir semptomun arkasında bazen stres, yalnızlık, korku ya da çaresizlik olabileceğini fark ediyorsunuz. Bu yüzden artık sadece “ne oldu?” diye değil, “neden oldu?” diye de bakıyorum. Günlük hayatta da daha dikkatli, daha sorgulayıcı ve daha şefkatli bir bakış kazandırdı. Bir eczacı aslında sadece ilaç vermez; kanıta dayalı bilgiyi insana özgü bir şefkatle aktarır, güven verir, yön gösterir, bazen de kişinin panik anındaki ilk sakin sesidir. Mesleğimizin etik temeli olan “önce zarar verme” ilkesi, yalnızca ilaç seçiminde değil, her konuşmada ve her yönlendirmede kendini gösterir.


Eczacılık pratiğinizde, tıbbi bilginin ötesine geçip tamamen insani bir bağ kurduğunuzu hissettiğiniz özel bir an var mı?

Çok oldu. Ama en etkileyici olanlar genellikle insanların ilacı değil, anlaşılmayı aradığı anlardır. Bazen bir hasta yalnızca tansiyon ilacını almak için değil, birkaç dakika biri onu gerçekten dinlesin diye geliyor. O anlarda eczanenin bir sağlık noktası olmanın ötesinde, toplumun kalbi gibi çalıştığını hissediyorum. Hastanın özerkliğine saygı göstermek —ona sadece bilgi vermek değil, kendi kararını verebilmesi için gerekli zemini hazırlamak— o anlarda en somut biçimde yaşanıyor. Bazı teşekkürler reçeteden değil, gözlerden okunuyor.



Ecz. Oktay Aykol

Ecz. Tuba Çalık



bottom of page