top of page

Aç Değilken Neden Yemek Yeriz?


Alışkanlık sistemi kontrolü ele aldığı zaman, anısal bellekte depolanan enformasyonu çağırma yetimiz zayıflar. Anısal bellek, karar vermemize yardım eden kavramsal bilgiyi depolar ki bu bilgi, bulunduğumuz yerle ilgili farkındalık olabileceği gibi bir şey yapmamız gerektiği düşüncesi de olabilir. Bu bilgi ayrıca aç olmadığımızda yemekten kaçınmamızı gerektiren kilo alma endişesi, sağlığımızı düşünmemiz ya da sadece yemeyi gereksiz kılan tokluk hissi gibi bütün o sebepleri de içerir. Yine de aç olmadığımız halde yemek yemek hepimiz için olağandır ve çoğumuz bunun sadece “kötü bir alışkanlık” olduğuna inanırız. Ancak hiçbirimiz bunun gerçekten ya da bilimsel olarak doğru olduğunu düşünmeyiz. Ne var ki araştırmalar, tokken yemenin alışkanlık sistemince kontrol ediliyor olabileceğini gösteriyor.


NöroLojik: Beynin Mantıksız Davranışlarımızın Ardındaki Gizli Mantığı                                                            Yazan: Eliezer J. Sternberg - Çeviren: Şiirsel Taş - Yayınevi: Metis Kitap - Basım Tarihi: Kasım 2019
NöroLojik: Beynin Mantıksız Davranışlarımızın Ardındaki Gizli Mantığı Yazan: Eliezer J. Sternberg - Çeviren: Şiirsel Taş - Yayınevi: Metis Kitap - Basım Tarihi: Kasım 2019

ALIŞKANLIK GELİŞMESİNİN YEME DAVRANIŞIMIZI NASIL ETKİLEDİĞİNİ ANLAMAK İSTEYEN ARAŞTIRMACILAR, BEYNİN FRONTAL LOBUNUN ORTA-ALT KISMINDA BULUNAN VE VENTROMEDİYAL PREFRONTAL KORTEKS OLARAK BİLİNEN BÖLGENİN AKTİVİTESİYLE İLGİLENİYORLARDI. BU BÖLGENİN BAŞLICA İŞLEVLERİNDEN BİRİ, BEKLENEN BİR OLAYA DEĞER BİÇMEKTİR. BU, BEYNİN ÖDÜL YOLAĞI AÇISINDAN ÖNEMLİDİR. ZİRA BU YOLAK DAVRANIŞ ÇERÇEVESİNDE POZİTİF YA DA NEGATİF PEKİŞTİRMEYİ YÖNETİR.


Yapılan bir araştırmada, otuz iki sağlıklı gönüllü bilgisayar ekranı başına oturtuldu ve ekranda düğmeye basma komutu veren bir görüntü belirdiğinde düğmeye basmaları istendi. Düğmeye bastıklarında, yanı başlarındaki bir makine onlara ya mısır cipsi ya da şekerleme veriyordu. Denekler makinenin verdiği atıştırmalığı yiyorlardı. Deneklerin yarısı bu görevi sekizer dakikalık iki seans halinde, diğer yarısı ise sekizer dakikalık on iki seans halinde sürdürdü. İkinci grup, ilk gruba göre altı kat fazla pratik yapmıştı ve düğmeye alışkanlıktan dolayı daha fazla basma olasılıkları vardı.

Araştırmacılar ilk grupta alışkanlık gelişmediğinden, ikinci grupta ise geliştiğinden emin olmak için iki grubun da beyin aktivitesini izlediler. Beyinde alışkanlığın geliştiği yer striatum olduğu için araştırmacılar, ikinci grubun (daha çok pratik yapan grup) alışkanlık edindiğini doğrulayabildiler.

Çünkü eğitimin sonunda onların striatum aktivasyonunda çarpıcı bir artış olmuştu. Bu durumu akılda tutarak ilk grubu “alışkanlık-dışı grup”, ikinci grubu ise “alışkanlık grubu” olarak adlandıracağız. Alışkanlık gelişmesinin yeme davranışımızı nasıl etkilediğini anlamak isteyen araştırmacılar, beynin frontal lobunun orta-alt kısmında bulunan ve ventromediyal prefrontal korteks olarak bilinen bölgenin aktivitesiyle ilgileniyorlardı. Bu bölgenin başlıca işlevlerinden biri, beklenen bir olaya değer biçmektir. Bu, beynin ödül yolağı açısından önemlidir; zira bu yolak davranış çerçevesinde pozitif ya da negatif pekiştirmeyi yönetir. Örneğin bir restoranda kurtlar gibi acıkmış halde beklerken garsonun elinde tabaklarla masaya yaklaştığını gördüğümüzde, beynimizdeki nöronal havai fişekler yemek beklentisiyle ATEŞLENİR! Ventromedial prefrontal korteks bu heyecana katkıda bulunan esas bölgelerden biridir. Belli bir deneyimin yüksek bir ödül getireceği beklentisi varsa bu bölge “gaza gelir”. Bu da bizi söz konusu davranışı sürdürmeye teşvik ettiğinden pozitif pekiştirmeye neden olur. Yani yemek tabağının önümüze konmasını heyecanla beklediğimiz sırada ventromedial prefrontal korteks yüksek bir ödül geleceğini saptadığından aktif hale geçmiştir. Ama karnımız doyunca bu yanıt büyük oranda azalır. Garson bir tabak yemek daha getirirse, ventromediyal prefrontal korteks artık zar zor yanıt verir. Bu zayıf yanıt, yeme deneyiminin değerini düşürür ve bizi yemeye devam etmekten caydırır.

Bilim insanları ayrıca prefrontal korteksteki komşu bölgelerin, hipotalamusta oluşan açlık hissine ket vurduğuna inanırlar. Yani ventromediyal prefrontal korteks bir geribildirim halkasına katılır.



Açken yeme davranışımızı pozitif yönde pekiştirir ama yeme davranışı sonunda bizi yemekten caydırmasına ve tok olduğumuzu idrak etmemize neden olur. Araştırmacılar alışkanlık grubu ile alışkanlık-dışı grubun ventromediyal prefrontal korteks yanıtlarını karşılaştırmak istediler. Alışkanlık-dışı grupta ventromediyal prefrontal korteks, denekler açken atıştırmalık beklentisiyle düğmeye her basıştan önce aktifleşerek onları yemeye teşvik ediyordu. Acaba doyduklarında ne olacaktı?

Araştırmacılar, alışkanlık-dışı grubu kallavi bir öğünle, açlık hissi kayboluncaya dek doyurdu. Ardından deney tekrarlandığında, denekler makinenin düğmesine basarken ventromediyal prefrontal korteks aktivasyonu azalmıştı. Katılımcılar aç olmadıkları için şekerleme veya mısır cipsi yemenin ödül değeri asgari düzeye inmişti. Ventromediyal prefrontal korteks, daha fazla tüketimi önlemek için atıştırmalığın ödül değerini aşağıya çekmişti. Ardından alışkanlık grubu test edildi. Deneklerin ventromediyal prefrontal korteksi, ilkin aç olduklarında düğmeye bastıkları sırada beklenen sinyali verip beyinlerinin yiyeceği yüksek ödül olarak nitelediğini gösterdi. Ardından denekler doyurucu bir yemek yediler ve karınları doyar doymaz alışkanlık grubu tekrar işe koyuldu.

Araştırmacılar beyin aktivitesini izlerken denekler yeniden düğmeye bastılar. Bu kez fMRG sonuçları ventromediyal prefrontal korteks aktivitesinin iştahları kabarmışken olduğu kadar güçlü olduğunu gösterdi. Atıştırmalığın beklenen ödül değeri, denekler tok olduğu halde düşmemişti. Geribildirim halkası kırılmıştı.

Belli ki denekler düğmeye basma ve atıştırma davranışını alışkanlıkla yaptıklarından, beyinleri onları yemekten caydırmada başarısız olmuştu. Hatta ventromediyal prefrontal korteks ödül sinyalini devam ettirerek, aç olmadan yeme davranışını pozitif yönde pekiştiriyordu.

Alışkanlık gelişmesi yeme eylemini beslenme gereksinimine bağımlı bir şey olmaktan çıkarıp otomatik bir davranışa dönüştürmüştü. Yani insanlar olarak bizler, alışkanlık sistemimizin kontrolü ele almasına izin veriyoruz. Önemli soru ise şudur: Bunu kontrol edebilir miyiz?


Şöyle düşünelim; davranışımızı yöneten iki sistem var: işlemsel alışkanlık sistemi ve düşünceye dayalı bilinçli sistem. Her sistem tek başlarına ya da eşzamanlı çalışabilir ama hiçbir sistem aynı anda iki işi birden yapamaz. Bilinçli sistem araba kullanabilir veya gün içinde olan bitenler üzerinde düşünebilir ama aynı anda iki farklı işi birden yapamaz. Eğer sistem olaylar üzerinde düşünüyorsa, araba kullanmak artık alışkanlık sistemine geçmiş demektir. Doktorlar dikkatimizi televizyon karşısında yeme eyleminin alışkanlık sisteminde kalacağı ve ne kadar yediğimizi anlayamayacağımız gerekçesiyle televizyon karşısında yemek yemememiz konusunda uyarırlar. Sonuçta ne kadar yediğimizin farkında olamadığımız bu durumu bildiğimizde ve dikkatimizi yemeğe verdiğimizde, bu alışkanlığı da kontrol etmeye başlamış oluruz. Ventromediyal prefrontal kortekste bir hasar oluşursa beyin, davranışlarımız üzerindeki merkezi izleme yetisini kaybedince bizler de üzerinde düşünülmüş kararlar alma becerimizi kaybederiz. Beynimiz tamamen alışkanlık moduna geçer ve davranışlarımızda otomatik bir örüntü gelişir.



bottom of page